Dönüm Noktaları

DÖNÜM NOKTALARI

1997

1997

  • Bekaret Kontrolüne Karşı Kampanya yürütüldü.
  • Bekaret kontrolüne idari yasak getirildi.
  • KİH-YÇ, CEDAW Gölge Raporu’nu hazırladı. İlgili raporun Türkçesi’ne buradan ulaşabilirsiniz.
  • Ev İçi Şiddete Karşı Koruma Emri Yasası için Kampanya yürütüldü.

1998

1998

  • Koruma emri olarak da bilinen 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kabul edildi.

1999

1999

  • KİH-YÇ, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal adaletin gelişmesine katkılarından dolayı, Kalkınmada Kadın Hakları Derneği (AWID) tarafından verilen Öncü Çözümler Ödülü’ne layık görüldü.

2000

2000

  • Türk Medeni Kanunu’nda Tam Eşitlik Kampanyası yürütüldü.

2001

2001

  • Erkeklerin evlilik kurumu içindeki üstünlüklerine son veren ve kadınların aile içindeki yasal statüsüne (bazı eksiklikleri saklı kalmak kaydıyla) köklü değişiklikler getiren yeni Medeni Kanun kabul edildi. Aileyi kadın ile erkek arasında eşitlik temeline dayalı bir ortaklık olarak tanımlayan yeni Medeni Kanun’un kabulünde, 2000-2001 yıllarında kadın hareketinin sürdürdüğü yoğun çalışmalar etkili oldu. 126 kadın grubu tarafından yürütülen bu çalışmaların toplantılar, basın ve faks kampanyaları, açıklama ve bildiriler, Meclis ziyaretleri, birebir temaslar gibi birçok ayağı bulunuyordu.
 
  • Müslüman Toplumlarda Cinsel ve Bedensel Haklar Koalisyonu (CSBR) kuruldu. CSBR’la ilgili bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Cinsel, bedensel ve doğurganlık haklarının herkes için temel insan hakkı olduğunu, ve herkesin, ayrımcılığa maruz kalmadan cinselliği, bedeni ve doğurganlığı üzerinde özgür bir şekilde karar verebileceğini savunan CSBR’ın, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Güney ve Güneydoğu Asya’dan 15 ülkeden 32 üyesi bulunuyor. CSBR, kuruluşundan bu yana cinsel ve bedensel haklar konusunda dayanışmaya yönelik birçok etkinlik, çalışma ve eğitim gerçekleştirdi. Müslüman toplumlarda çok da tartışmaya açık olmayan cinsel haklar konusunun gündeme getirilmesinde, özellikle LGBTİ+’lara yönelik tabuların yıkılmasında üye ülkelerde öncü rol oynadı.
 
  • CEDAW İhtiyari Protokolü’nün Onaylanması Kampanyası yürütüldü.

2002

2002

  • CEDAW İhtiyari Protokolü yürürlüğe girdi. İhtiyari protokole buradan  ulaşabilirsiniz.
 
  • Toplumsal Cinsiyet Bakış Açısından Türk Ceza Kanunu (TCK) Reformu Kampanyası yürütüldü. 2001 yılında gerçekleştirilen Türk Medeni Kanunu reformunun ardından KİH-YÇ, Kadın Bakış Açısından Türk Ceza Kanunu Reformu Çalışma Grubu’nu oluşturdu. Çalışma grubunda tüm ülkeden sivil toplum kuruluşu temsilcileri, barolardan hukukçular ve akademisyenler yer aldı. 1 yıl boyunca yürürlükteki TCK’yı ve hazırlanan yeni tasarıyı inceleyen çalışma grubu, somut talepler geliştirdi. Bu incelemenin ardından eleştiri ve öneriler, yeni maddeler şeklinde formüle edilerek rapor haline getirildi. Bu rapor milletvekilleri, STK’lar ve medya ile paylaşıldı. 2003 yılının başında, toplumsal cinsiyet eşitliğini benimseyen bir TCK reformu için geniş çaplı ulusal bir kampanya başlatıldı. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden 30 bağımsız kadın örgütünün katılımıyla oluşan TCK Kadın Platformu 2 yıl boyunca ulusal ve yerel düzeyde savunuculuk ve lobicilik faaliyetleri gerçekleştirdi. Kampanya döneminde talepleri içeren bir kitapçık basıldı, çeşitli toplantı ve basın konferansları düzenlendi, milletvekilleriyle görüşmeler gerçekleştirildi ve TCK Alt Komisyonu ile Adalet Komisyonu çalışmaları yakından takip edilerek bu komisyonlarla talepler paylaşıldı. Bu faaliyetlerin yanı sıra medya düzenli olarak gelişmelerle ilgili bilgilendirildi, TBMM’ye yönelik faks ve telefon kampanyaları ile farklı illerde geniş katılımlı yürüyüşler düzenlendi.

2004

2004

  • TCK’nın 30’u aşkın maddesi değiştirilerek cinsel ve bedensel haklar yasal olarak güvence altına alındı. 3 yıl boyunca koordinasyonu KİH-YÇ tarafından sürdürülen Toplumsal Cinsiyet Bakış Açısından TCK Reformu Kampanyası, kadınların taleplerinin çoğunun hayata geçirilmesini ve TCK’nın bakış açısının değiştirilmesini sağladı. Yeni TCK taleplerden bazılarına yer vermiyor ve bu anlamda hâlâ iyileştirilmesi gerekiyor olsa da, kazanımlar önemli: Yeni ceza kanunu evlilik içi tecavüzü suç olarak düzenliyor, namus cinayetlerinde ceza indirimi uygulamalarını engelleyen tedbirler içeriyor, edep, töre, ırz, namus, ahlak, ayıp, edebe aykırı davranış gibi ataerkil ve ayırımcı ifadeleri ortadan kaldırıyor, “evli-bekar” ve “bakire-bakire olmayan” kadınlar arasında ayırımcılık yapmıyor, tecavüz ve kadın kaçırma vakalarında öngörülen ceza indirimlerini kaldırıyor, iş yerinde cinsel tacizi suç olarak tanımlıyor ve kolluk kuvvetleri tarafından yapılan cinsel saldırıyı ağırlaştırıcı neden olarak kabul ediyor.
 
  • Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı (KİHEP), Uluslararası Yeni Taktikler Programı tarafından insan hakları konusunda dünya çapındaki en iyi taktiklerden biri olarak seçildi.

2005

2005

  • TCK Kadın Platformu, CEDAW Gölge Raporu’nu hazırladı. İlgili raporun Türkçesi’ne buradan ulaşabilirsiniz.

2007

2007

  • KİH-YÇ, CSBR adı altında oluşturduğu dayanışma ağı ve yürüttüğü savunuculuk çalışmalarıyla Gruber Vakfı Uluslararası Kadın Hakları Ödülü’ne layık görüldü.
 
  • Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG) Platformu kuruldu. Kadın emeği ve istihdamı konusunda kadın örgütlerinin ortak taleplerini dile getirmek çalışmalar yürüten platform 16 ilden farklı alanlarda faaliyet gösteren 32 kadın örgütünü bir araya getiriyor. Platform kadınların çalışma yaşamında güvenceli ve sürekli bir yer edinmesi, iyi çalışma koşulları ve yeterli gelir sağlayan işlere sahip olması için bu alandaki politikaları etkilemeyi ve yeni politikalar oluşturmayı hedefliyor. Bu politikaları oluştururken kadının ev içinde ücretsiz olarak yaptığı işlerin görünür kılınmasına ve ev içinde ve dışında cinsiyete dayalı iş bölümünün aşınmasına yönelik bakış açısını benimsiyor.

2010

2010

  • CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu ve TCK Kadın Platformu tarafından CEDAW Gölge Raporu hazırlandı. İlgili raporun Türkçesi’ne buradan ulaşabilirsiniz.

2011

2011

  • Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un yenilenmesi için Şiddete Son Kampanyası yürütüldü. KİH-YÇ’nin de bileşenlerinden olduğu Şiddete Son Platformu’nu oluşturan 236 kadın örgütü, bir yıl boyunca yeni şiddet yasasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi. Bu çalışmaların temelini yürürlükte olan 4320 sayılı kanunun uygulanmasına dair deneyimler ile gittikçe artmakta olan ve daha görünür hale gelen kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için daha kapsamlı bir yasaya duyulan ihtiyaç oluşturdu. Özellikle mevcut yasanın eksiklikleri ve yeni şiddet yasasının öncelikli olarak eşitlik fikrini merkeze alması gerekliliği üzerinde duran Şiddete Son Kampanyası kapsamında Başbakanlık’a “kadın örgütlerinin yasa taslağı” sunuldu, resmi görüşmelerin yanı sıra eylemler ve basın açıklamaları gerçekleştirildi.

2012

2012

  • 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe girdi. Pek çok kadın örgütü platformuyla beraber Şiddete Son Platformu’nun çabaları ve kadınların dayanışmasıyla kabul edilen kanun, taleplerin tamamına yer vermemek ve eksiklikler barındırmakla beraber, şiddet gören veya görme tehlikesi bulunan kadınlar ve çocuklar açısından çok önemli bir kazanım.

2014

2014

2014

  • Kısaca İstanbul Sözleşmesi olarak anılan Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi yürürlüğe girdi. Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede en kapsamlı ve yeni sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açıldı ve 2014 yılında yürürlüğe girdi. Sözleşmenin ilk imzaya açıldığı sene, Türkiye sözleşmeyi çekincesiz imzaladı ve onayladı. Şu ana kadar 46 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanan sözleşmeyi onaylayan ülke sayısı ise 32. Kadına yönelik şiddete karşı insan hakları temelli bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi, yalnızca cezalandırma ya da cezasızlığı ortadan kaldırma ile değil, kadınların korkmadan, güven içerisinde, şiddetten uzak ve ayrımcılığa uğramadan yaşamasına ve maruz bırakıldıkları şiddet için tazmin edilmelerine de olanak sağlıyor. İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

2015

2015

2015

  • Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, Türkiye dahil olmak üzere tüm üye ülkeler tarafından kabul edildi. Sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik, sosyal ve çevre olmak üzere üç temel boyutunu ele alan ve 17 hedeften oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri içerisinde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın ve kız çocuklarının güçlendirilmesi konusu, küresel kadın hareketinin çabalarıyla başlı başına tek bir hedef (Hedef 5) olarak kabul edildi. Bununla beraber kadın ve kız çocukları vurgusu 10 ayrı hedef altında daha yer aldı. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’yle ilgili bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
 
  • KİH-YÇ’nin kurucularından Pınar İlkkaracan, Uluslararası Kadın Sağlığı Koalisyonu (International Women’s Health Coalition – IWHC) tarafından kadın ve kız çocukları için sağlıklı ve güvenli toplumlar kurma konusunda çalışan kadınları desteklemek için verilen Joan B. Dunlop Ödülü’ne layık görüldü.

2016

2016

  • CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu tarafından CEDAW Gölge Raporu hazırlandı. İlgili raporun Türkçesi’ne buradan ulaşabilirsiniz.
 
  • TCK 103 Kadın Platformu Kampanyası yürütüldü.
 
  • Türk Ceza Kanunu’nun, çocukların cinsel istismarıyla ilgili verilecek cezaları düzenleyen 103 no’lu maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin ilgili maddenin 2 fıkrasını iptal etmesiyle birlikte yeniden düzenlendi. Kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin dile getirdiği tüm itirazlara rağmen 12 yaş kademelendirilmesi getirildi. Yeni düzenlemeye göre 12 yaş altı cinsel istismar suçlarına verilen cezalar artırıldı. Yasa tasarısı mecliste oylanırken, gece yarısı gündeme getirilen ve tasarıya ek olarak geçirilmeye çalışan önerge, evlilik halinde istismarcıya af getirilmesini öngörüyordu. Kadın örgütlerinin ve kamuoyunun tepkisi sonucu bu önerge geri çekildi.

2017

2017

  • İstanbul Sözleşmesi kapsamında Türkiye gözden geçirildi. İstanbul Sözleşmesi İzleme Platformu ülkedeki ilgili hak ihlallerini içeren gölge raporu hazırlayarak GREVIO Komitesi’ne sundu. İlgili raporun Türkçesi’ne buradan ulaşabilirsiniz.
 
  • Bu Yasalar Böyle Geçmez Kampanyası ile kadın ve LGBTİ+ örgütleri Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na ve Mağdur Hakları Yasa Tasarısı ile ilgili itirazlarını dile getirdiler. İlgili bildiriye buradan ulaşabilirsiniz.
 
  • Kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin tüm itirazlarına rağmen, müftülüklere nikah kıyma yetkisi veren Nüfus Hizmetleri Kanunu yasalaştı, böylece il ve ilçelerin müftülüklerinde görevli olan müftü ve imam gibi resmi görevli personele resmi nikah kıyma yetkisi tanındı. Kadın ve LGBTİ+ örgütleri, yeni düzenlemenin anayasanın eşitlik ve laiklik ilkeleriyle çelişmekle birlikte kadınların kazanılmış haklarını kaybetmeleri riskini de barındırdığı konusunda itirazlarını dile getirdiler.
 
  • CEDAW 35 nolu tavsiye kararı yürürlüğe girdi. İlgili tavsiye kararıyla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

2018

2018

2018

  • Nisan ayında “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” gündeme geldi. Çocukların cinsel istismarına yönelik cezaların artırılmasını ve kimyasal kastrasyon gibi yöntemlerin kullanılmasını öneren tasarıya karşı 160’dan fazla kadın ve LGBTİ+ örgütü bir bildiri yayımladı ve sosyal medya kampanyası düzenledi. Meclis’in erken seçim gündemiyle tatile girmesinin ardından tasarıyla ilgili görüşmeler Ekim 2018’e ertelenmiş oldu. İlgili bildiriye buradan ulaşabilirsiniz.