Makaleler

MAKALELER

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Neo Liberal Ekonomi Politikaları – Mutlu Bir İzdivaç Mümkün mü? (2009, Türkçe)

Kamu kaynaklarının, toplumun zayıf ve korumasız kesimlerine direkt destek yerine büyük ölçüde sermayeye yönelik desteğe ayrılması, neo liberal ekonomi söylemi ile insan hakları söylemi arasındaki çelişkileri bir kez daha ortaya çıkardı.

İpek İlkkaracan
Güncel Hukuk Dergisi
Mayıs 2009


Müslüman Toplumlarda Cinsellik ve Cinsel Haklar (2009, İngilizce)

Liz Erçevik Amado
Development Vol.52, No.1, 2009, s.59-63


Cinsel Haklar için Savunuculuk: Türk Ceza Kanunu Reformu Kampanyası (2007, İngilizce)

Muhafazakar siyasi güçlerin yükselişi ile desteklenen tabular, kadın cinselliği hakkında baskıcı kurgular ve hatalı anlayışlar üretmeye ve bunları beslemeye devam ediyor. Bu makale kadının cinsel ve bedensel hakları için çalışan aktivistlerin, bu mekanizmalarla nasıl mücadele verdiğini araştırmakta, ve Türk Ceza Kanunu kampanyasından yola çıkarak bu hususta politik kazanımları tetikleyen ve engel teşkil eden unsurları incelemektedir.

Liz Erçevik Amado
Building Feminist Movements and Organizations
Zed Books & The Association of Women’s Rights in Development (AWID)
New York, 2007


Zina Türkiye’nin Avrupa Birliği Hedefini Nasıl Raydan Çıkarıyordu? (2007, İngilizce)

Bu makale cinsellik alanında çalışan Sexuality Policy Watch (SPW) tarafından derlenen Cinsellik Politikaları (Sex Politics – Reports from the Front Lines) adlı e-kitapta yayınlanmıştır.

Pınar İlkkaracan


Türk Ceza Kanunu’nu Toplumsal Cinsiyet Bakış Açısı ile Yeniden Yazmak: Başarılı Bir Kampanya Örneği (2007, İngilizce)

Bu araştırma ulusal hukuk ve siyasetin belirlenmesinde vatandaşların aktif katılımını teşvik amacıyla Institute of Development Studies (IDS) tarafından başlatılan Citizen Engagement and National Policy Change projesi kapsamında yayınlanmıştır.

Pınar İlkkaracan


Cinsel Hakları Yaygınlaştırmak için İnsan Hakları Eğitimi: Türkiye Yerelinden Deneyimler (2006, İngilizce)

Bu makale, Türkiye’de KİHEP çerçevesinde cinsel haklar üzerine çalışan kadınların deneyimlerini aktarmaktadır.

Liz Erçevik Amado
IDS Bülten Vol.37, No.5, Ekim 2006


Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı (KİHEP): Türkiye’de Kadının İnsan Haklarını Geliştirmek İçin Devlet Kaynakları İle İşbirliği Yapmak (2005, İngilizce – 2009, Türkçe)

Liz Erçevik Amado
The Center for Victims of Torture – New Tactics in Human Rights Project
Haziran 2005


Yerel Örgütlenme ve Sosyal Dönüşüm Aracı olarak İnsan Hakları Eğitimi: Türkiye′den Bir Örnek Analizi (2005, İngilizce)

Bu makale KİHEP’in katılımcı kadınlar üzerindeki etkilerini, ve yerel örgütlenmeler üzerinden sosyal dönüşüme ivme kazandırabilmesinde rol oynayan metodolojik etmenleri inceliyor.

Pınar İlkkaracan, Liz Erçevik Amado
Intercultural Education Vol.6, No.2, Mayıs 2005, pp. 115-128


Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da Toplumsal Cinsiyet, Cinsellik ve Ceza Kanunları (2005, İngilizce)

Bu makale, toplumsal cinsiyet ve cinselliğin ceza kanunlarındaki işleniş biçimini Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki ceza kanunlarını karşılaştırarak ele almaktadır. Cinsellikle ilgili ceza kanunlarının iki bölge arasındaki benzerliklerini inceleyen araştırma, aynı zamanda bu yasalara tarihi ve kültürel bir perspektiften bakarak, yasaların aşiret, din, ve kolonoliyalizme dayalı kökenlerine de ışık tutuyor. Diğer taraftan makale, ‘namus, zina, evlilik içi tecavüz, eşcinsellik, seks işçiliği, genital mutilasyon’ gibi kavramları bölgeler arasında karşılaştırarak, günümüzdeki insan hakları ihlallerinin bu bölgelerdeki ceza kanunları aracılığıyla nasıl meşrulaştırıldığını ve cinsel baskıların sürekliliğinin nasıl sağlandığını inceliyor. Konuya ilişkin bu güne kadar yapılmış en kapsamlı araştırma kabul edilen yayın, toplumsal cinsiyet, cinsellik, ve ceza kanunlarına ilişkin derin bir tarihi ve güncel analiz sağlaması bakımından kanun reformu savunucuları için büyük önem kazanıyor.

Sherifa Zuhur
İstanbul, 2005


Magreb ve Ortadoğu’da Kadın, Cinsellik ve Toplumsal Değişim (2002, İngilizce)

Kadın cinselliğini belirleyici etmenler nelerdir, ve bu etmenler eşitsizlik ve insan hakları ihlallerine yol açtıkları durumlarda ne şekilde sorgulanabilirler? Bu makale, kadın cinselliğinin sınırlarını çizen ve kontrolü altına alan politik uygulamaları incelemekte, ve kadınların üzerinde kurulan baskının İslam dininden ziyade, Müslüman toplumlardaki politik, ekonomik, ve sosyal eşitsizliklerden kaynaklandığını iddia etmektedir. Bu bağlamda Müslüman dünyada kadın cinselliğini etkileyen üç ana faktör olarak modernleşme, milliyetçilik, ve İslami sağın yükselişi incelenmektedir.

Pınar İlkkaracan
Social Research Vol.69, No.3, Güz 2002


Nataşa” Deneyimi: Eski Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’dan Türkiye’ye Göç Eden Seks İşçileri (2002, İngilizce)

Değişik ülkelere göç etmek durumunda kalan kadınlar için muhtemel iş alanlarından birisi de seks işçiliği olmaya devam ediyor. Bu makale Doğu Avrupa ve eski Sovyetler Birliği′nden Türkiye′ye göç etmiş seks işçilerinin İstanbul′daki deneyimlerini belgeliyor. Seks endüstrisinin zor şartları, resmi olmayan göçmenlik koşullarıyla bireleşince seks işçiliği yapan göçmen kadınlar sağlık problemleri, şiddet, taciz, rüşvet, göz altı, ve her an sınır dışı edilme korkusuyla dolu bir hayatın içine itiliyor. Seks işçiliği ile ilgili tartışmalar, çoğu zaman bu mesleğin zoraki mi yoksa seçim mi olduğu noktasında saplanıp kalmasına karşın; bu makale tartışmaların bu yöne değil, çalışma koşullarının nasıl daha insani bir düzeye çekilebileceği üzerine yoğunlaşması gerektiğini söylemektedir. Bu anlamda atılabilecek ilk adım olarak da göçmenlik yasalarının tekrar gözden geçirilmesi ve belgesiz seks işçiliğinin suç olmaktan çıkarılması hususlarını dikkate sunmaktadır.

Leyla Gülçür, Pınar İlkkaracan
Women′s Studies International Forum Vol.25, No.4, 2002, pp.411-421

Kadının İnsan Hakkı Olarak Cinsel Haz: Türkiye Yerelinde Sürdürülen bir Eğitim Programından Deneyimler (1999, İngilizce)

İpek İlkkaracan, Gülşah Seral
Women and Sexuality in Muslim Societies, s.187-196
İstanbul, 2000


1990′lar Türkiye′sinde Kadın ve Göç (1999, Türkçe)

İç göç kadın-erkek ayrımında çok az tartışılmıştır. Türkiye’deki iç göç literatüründe, kadınların göçe ilişkin deneyimleri 1980’li yıllardan başlayarak daha çok 1990’lı yıllarda yapılan “kırdan-kente göç” araştırmalarında, “aile”, “işgücü” ya da “sağlık” kapsamında ele alınmış; zorunlu göç literatüründe ise cinsiyet farklılıklarına bugüne dek yer verilmemiştir. Bu yazı, 1990’lı yıllarda Türkiye’de göç eden kadınların deneyimlerine ışık tutmak amacını taşıyor. Yazıda ileri sürülen görüşlere dayanak teşkil eden veriler, Kadının İnsan Hakları Eylem-Araştırma Projesi ekibi tarafından 1996-97 yıllarında yürütülen “Türkiye’de Kadının Konumu” başlıklı geniş kapsamlı bir saha araştırmasında derlenmiştir. Araştırmanın örnekleme yöntemi; çok aşamalı, tabakalı, küme örneklemesidir ve gözlem birimini 15-64 yaşları arasındaki kadınlar oluşturmaktadır.

Pınar İlkkaracan, İpek İlkkaracan
Bilanço 98: 75 Yılda Köylerden Şehirlere, s. 305-324
Tarih Vakfı
İstanbul, 1999


Doğu Anadolu′da Cinselliğin Kapsamı Üzerine Bir Çalışma (1998, İngilizce)

Kadınlar arasında okuma yazma bilmeme oranının yüksek olduğu, ekonomik koşulların çok ağır olduğu, resmi yasaları çiğneyen geleneksel ve dini uygulamaların sık sık görüldüğü, kadının cinselliğini kontrol almaya yönelik kollektif mekanizmaların ve kültürel şiddet biçimlerinin pek çok kadının insan hakları ihlaline yol açtığı Doğu Anadolu’da, cinsel ilişkilerdeki güç dengesizliğinin kadının cinselliği üzerindeki etkisi çok açık bir biçimde görülmektedir. Bu makale Doğu Anadolu’da kadının cinselliğini şekillendiren eş seçimi, evlenme adetleri, çok eşlilik ve evlilik dışı ilişkilerin kadınlar için potansiyel sonuçları gibi etkenleri irdelemektedir.

Pınar İlkkaracan
Reproductive Health Matters Vol. 6, No. 12, Kasım 1998, p.66–75


Doğu Anadolu′da Kadın ve Aile (1998, Türkçe)

Osmanlı İmparatorluğu’nda varolan paralel hukuk sistemlerine son veren, aile yasasını laikleştiren, tek eşlilik ilkesini getiren ve birçok alanda kadınlara erkeklerle eşit haklar sunan Medeni Kanun, ‘modern’ aileyi hedefliyordu. Cumhuriyet aydınlarının ana varsayımlarından biri, Medeni Kanun da dahil olmak üzere gerçekleştirilen reformlarla hedeflenen değişimlerin sanayileşme, modernleşme ve eğitimin yaygınlaştırılmasıyla yurdun her yerine yayılacağı idi. Dolayısıyla, Cumhuriyet’in kuruluşu sırasında varolan ve bölgesel koşullara, dinsel yorumlara, etnik yapılara göre değişiklik gösteren aileye ilişkin yasalar ve uygulamaların modernleşmeyle kendiliğinden ortadan kalkacağı varsayıldı. 1990’lara varıldığında, aile kurumunun Türkiye’nin geçirdiği tüm değişikliklere rağmen, toplumun en geleneksel kurumu özelliğini taşımakta olduğu ve modernleşmenin etkilerinin yıllarca varsayıldığı gibi tek boyutlu olmadığı, sınıf, etnik kimlik, mezhep, üretim biçimleri, yerel koşullar ve bölgelerin özelliklerine göre değişen bir yapı oluşturduğu görülüyor. Bu bağlamda Doğu Anadolu, Yakın Ertürk’ün de belirttiği gibi, merkez kurumları karşısındaki tarihsel özerkliği, ekonomik, etnik ve sınıf yapısı gereği, modernleşmenin etkileri ve modernleşmeyle cinsiyet ilişkileri arasındaki ilişkinin en çarpıcı ve çelişkili örneklerinden birini oluşturuyor.

Pınar İlkkaracan
Bilanço 98: 75 Yılda Kadınlar ve Erkekler, s. 173–192
Tarih Vakfı
İstanbul, 1998


Kuldan Yurttaşa: Kadınlar Neresinde? (1998, Türkçe)

Bu yazı, 1996-1997 yıllarında Ümraniye ve Doğu Anadolu’da temsili örneklemle yapılan bir alan araştırmasına dayanarak Türkiye’de kadınların tüm çeşitlilikleriyle yurttaşlık projesinin hangi aşamasında olduklarını irdeliyor. Araştırmanın örnekleme yöntemi; çok aşamalı, tabakalı, küme örneklemesidir. Alan uygulaması çerçevesinde Doğu Bölgesi’ndeki 19 yerleşim biriminde 15-64 yaşları arasında 599 kadınla, Ümraniye’de 12-64 yaş grubundaki 530 kadınla yüz yüze görüşülmüştür.

İpek İlkkaracan, Pınar İlkkaracan
Bilanço 98: 75 Yılda Tebaa’dan Yurttaş’a Doğru, s. 77-90
Tarih Vakfı
İstanbul, 1998


Kentli Kadınlar ve Çalışma Yaşamı (1998, Türkçe)

1970’li ve 80’li yıllarda ihracata yönelik sanayileşme politikalarını benimseyen bir çok “gelişmekte olan” ülkede, özellikle düşük ücretli emeğin kullanıldığı ihracat sektörlerinde, kadının işgücüne katılımının “işgücünün kadınlaşması” olarak adlandırılan bir olguya yol açacak şekilde hızla yükseldiği; ancak Türkiye’de 1980’den beri egemen olan uluslararası piyasalara entegrasyon stratejisine ve artan ihracata rağmen, kadın istihdamının benzer bir dönüşümden geçmediği görülmektedir. Aksine, Türkiye’de işgücünün giderek ‘erkekleşmesi’ olgusundan bahsetmek gerekir. Türkiye’deki iç göçün birinci derecede yöneldiği İstanbul’un gene en yoğun iç göç alan yerleşim merkezlerinden biri olan Ümraniye’de gerçekleştirilen araştırmada, kadınlarla yapılan yüzyüze görüşmelerde kendilerinin ve diğer hanehalkı üyelerinin demografik özellikleri, çalışma deneyimleri, çalışmama ya da işlerini terk nedenleri, göç profilleri, ücretli çalışmaya karşı tutumları, hareket özgürlükleri, karar güçleri ve kendi yaşamlarını yönlendirme yolundaki istekleri hakkında toplanan veriler ışığında, kadınların ekonomik alana katılımlarının kendi bireysel deneyimlerinden yola çıkarak, kadın bakış açısından irdelenmesi hedefleniyor.

İpek İlkkaracan
Bilanço 98: 75 Yılda Kadınlar ve Erkekler, s. 285-302.
Tarih Vakfı
İstanbul, 1998


Göç, Kadının Ekonomik Konumu, Hareket Özgürlüğü ve Aile İçi Güç Dinamikleri (1998, Türkçe)

Kadının İnsan Hakları –Yeni Çözümler olarak “Türkiye’de Kadının Durumu” başlıklı eylem-araştırma çalışmamızın kapsamında ele aldığımız konulardan biri de kadının ekonomik konumu ve bunun göç ve aile içi güç dinamikleri ile olan ilişkisi. Bilindiği gibi Türkiye genelinde kadınların iş gücüne katılımı 1950’li yıllarda %70’lerdeyken, 1990’larda bu oran %30’lara kadar varan devamlı bir düşüş göstermiştir. İç göç – genelde köyden kente göç – bu düşüşün en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilmektedir. Bu görüşe göre kente göç etmeden önce köylerinde ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınlar, büyük şehirlere geldiklerinde buradaki iş piyasalarına katılmak yerine bir ‘evkadınlaşma’ sürecine girmektedirler. Araştırma, kadınların ücretli çalışmaya yönelik tutumları, çalışmama nedenleri, ev dışındaki hareket özgürlükleri, ailedeki karar-verme mekanizmalarına katılımları, kendilerinin ve ailelerinin demografik özellikleri ve göç profilleri hakkında veri toplayarak, ekonomik konumlarındaki bu değişim sürecini daha iyi anlayabilmeyi amaçlamaktadır.

İpek İlkkaracan
İstanbul, 1998