Katılımcılarının Ağzından KİHEP

Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı (KİHEP), yıllardır varlığını sürdürürken karşılaştığı tüm zorlukların karşısında durmak için en büyük gücü, katılımcı kadınların kendi hayatlarında yarattıkları değişimlerden alıyor. Önce kadınları, sonra çevrelerini ve tüm toplumu etkileyen bu büyük dönüşümü anlatabilmek için KİHEP katılımcısı cesur kadınların kendilerini keşfetme, anlatma ve istediklerini elde etme hikâyelerinden bir seçkiyi sizlerle paylaşıyoruz. İstedik ki bir kadın programı olan KİHEP’i kadınların ağzından okuyun. Eminiz sizler de KİHEP katılımcısı kadınların hikâyelerini okurken, bizler gibi heyecan duyacak, cesaretlenecek, umutlanacak ve “KADINLAR VARDIR!” diyeceksiniz. [Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı’nın (KİHEP) katılımcılarının bu sayfada paylaştığı hikâyeleri, Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği’nin izni olmaksızın kullanılamaz.]

Cemile, KİHEP katılımcısı, İzmir

"Ben şiddet ve dayakla büyütüldüm, yaşamım boyu hak etmediğim bir şiddete maruz kaldım. Yarı görücü usulü evlendirildim. Dışarı dolaşmaya çıkmak bile kolay olmadı benim için. Biz çok kalabalık bir aile olarak yaşıyoruz. Eskiden evin bütün işlerini ben yapardım, elektrik, su bile hep bana bakardı. Başka kimse ilgilenmezdi ama en ufak bir hata olsa fatura ödemelerinde falan, azarlanan yine ben olurdum. Hem eziliyordum, hem işlere koşturuyordum, hem azarlanıyordum. Toplum Merkezi’nde kadının insan hakları diye bir program olduğunu öğrendim. Derhal programa adımı yazdırdım. Kadının İnsan Hakları Eğitimi Programı’nı alırken burada konuştuklarımızı, öğrendiklerimizi evde ve çevremde de tartışmaya, uygulamaya başladım. Eğitimden sonra kendime bir özgüvenim oldu.kihep-katilimci-cemile1 Öğrendim ki benim de haklarım var. Ve bu haklarımdan yararlanabilirim. Hep eşimin dediği olacak diye bir şey olmadığını gördüm. Artık benim dediğim de olabiliyor. Yeri geldiğinde eşimle tartıştığımız, onu eleştirdiğim, terslediğim dahi oluyor. Ev halkıyla aramdaki ilişki de değişmeye başladı. Artık bana saygı duyuyorlar, sözüme değer veriyorlar, ev işlerine yardımcı oluyorlar. Önce kendime, sonra da çevreme faydalı olabilmeyi amaç edindim. Çünkü herkes kendiliğinden gelip bu eğitimi almıyor, ben de elimden geldiğince başkalarını da bilgilendirmeye çalışıyorum. Belediye’nin ‘Yeşil Kuşak’ diye bir projesi var. Bu projeye aktif olarak katılıyorum. Bizim buralardaki tepeleri yeşillendiriyoruz. Bu projede çalışırken proje kapsamındaki her programa katıldım. Birlikte çalıştığım insanlar da benim girişken ve etkili olduğumu düşünüp Karşıyaka Belediyesi Kent Meclisi’ne girmemi önerdiler. Bu Meclis’te sosyal dernek üyeleri, muhtarlar ve mahalle temsilcileri var. Şimdi ben de Kent Meclisi’nde mahalle temsilciliği yapıyorum. Ekran Resmi 2014-04-04 15.13.28Yani mahallemizin sorunlarını bu Meclis’e iletiyorum, bunları değerlendiriyoruz ve birlikte çözüm yolları arıyoruz. Bu benim için çok güzel bir şey. Muhtarla da sürekli diyalog halindeyim, her konuda her şeyi bana danışıyor. Çevremdeki insanlar, hatta muhtarımız bile, önümüzdeki muhtarlık seçimlerine katılmamı öneriyorlar. Ben hep böyle girişken, kendi haklarını bilen bir kadın değildim. Dediğim gibi Kadının İnsan Hakları Eğitimi Programı’ndan sonra özgüvenim çok arttı. Aile-çocuk eğitim programına katıldım. Yarım bıraktığım eğitimime geri dönmeye karar verdim. Açıköğretime başladım, dışarıdan ortaokulu okumak istedim. Birinci ve ikinci dönem sınavlarını verdim; birinci sınıfı bir senede bitirdim. Şimdi orta ikideyim; daha sonra açık liseye gideceğim. Kuaförlük kursu da alacağım. İkisi birlikte çok güzel denk gelecek diye düşünüyorum. Başarılı olacağıma da inanıyorum. Ekonomik özgürlük istiyorum. Tekrar okula başlama sebebim de bu zaten. En zor kısmını başardım." [ 2002 yılında, Ayşe Berktay tarafından gerçekleştirilen söyleşi notları.]

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 2010 yılı süresince İş ve İşçi Bulma Kurumu (İŞKUR) ile işbirliği içerisinde yürüttüğü proje kapsamında, Ankara, Gaziantep ve Konya illerinde mesleki eğitim kurslarına devam eden 731 kadın KİHEP’e katıldı. [ILO Ankara Ofisi Proje Koordinatorü Özge Berber-AĞTAŞ’ın proje raporundan alınmıştır.]

Biz 21 kardeşiz. Bir baba iki anne... 6 erkek ve 15 kız kardeşiz. Erkeklere malın çok verildiği ve kadınların yok sayıldığı bir ailede yaşıyorum. Bu programda hukuki haklarımı ve kadın haklarımı öğrendim. Artık bu haklarımı savunacağım.

Böyle bir programın düzenlenmesi bile bir kadın olarak bir yerlerde dikkate alındığım için beni çok onure etti. Kadın hak ve hürriyetlerini tam anlamıyla kavramak ve yaşam geçirmek ve diğer kadın arkadaşlarımla bunu paylaşmak istiyorum.

“Okula zaten dönmeyi düşünüyordum ama tam olarak kendime güvenemiyordum. Artık kararlıyım. Ve kendime ait bir işyeri kurmak ve bu bünyede sadece kadınlara yer vermek istiyorum.”

“Bu program sonucunda öğrendiklerimizi hayatımın her evresinde uygulayacağım. Özellikle de ekonomik haklarımı ve çalışma hakkımı savunacağım.”

Şenay, KİHEP katılımcısı, Çanakkale

“Ben Sivas’ta doğup büyüdüm. Annem dahil bize büyüklerimizin, çevremizin öğrettiği şey kadın olarak, kız olarak hep ikinci sınıf vatandaş olduğumuzdu. Çanakkale’ye taşındığımızda Kadının İnsan Hakları Eğitimi Programı’na katıldım. Eğitim sırasında kendimi her şeyden önce bir kadın olarak görmeye başladım. İkinci sınıf vatandaş olarak değil. Kendimi bir kadın, bir insan ve bir birey olarak bilmem ailemle, çevremle ilişkilerime ve en önemlisi kendime bakışıma da yansıdı. Kendi istek ve ihtiyaçlarımı karşılamak için bir iş bulmak istiyordum. Eğitim bittikten sonra Çanakkale’de bir kadın derneği kurmaya karar vermiştik. Kuruluş aşamasında sürekli toplantılar düzenliyorduk. Hem kendi aramızda hem de Çanakkale’deki kuruluşlarla haftalık görüşmeler yapıyorduk. Toplantılarımızdan birini de Belediye Başkanı’yla yaptık. Kendisine taleplerimizi ilettik. İsteklerimizin başında biz kadınlara iş imkânları sunulması vardı. Belediye Başkanı’na ‘Kadınlar olarak bizler de çalışmak istiyoruz ama partili değiliz diye sizin çalışma grubunuzda yer alamıyoruz’ dedik. Başkan da bizim gruptan bir kadın belediyede işe başvurursa kendisini hemen işe alacağını söyledi. Meğer kendisi de belediyede çalışacak iki bayan temizlik işçisi arıyormuş. Ayrıca bir de Çanakkale Belediyesi otobüslerinde çalışan şoför kontenjanındaki eksiklikten yakındı. Acilen şoföre ihtiyaçları varmış. Eğer aramızda belediye otobüslerinde şoför olarak çalışmak isteyen olursa derhal işe başlayabileceğini söyledi. Kendisi de belediyede bir bayan şoförün çalışmasını çok istermiş. Ben de bir iş bulup çalışmak istiyordum. Ama o zamana kadar şoför olarak çalışabileceğimi hiç düşünmemiştim.Ekran Resmi 2014-04-04 15.13.39 Hem benim B sınıfı ehliyetim dahi yoktu. Kadının İnsan Hakları Eğitimi grubundaki arkadaşlarım beni bu konuda çok destekledi. Madem şoför arıyorlardı bakalım cidden bu işe başvurunca alacaklar mıydı? Eşime bu şoförlük işinden bahsettim. O da çok şaşırdı, nereden çıktığını anlayamadı. Aman sakın ha, dedi, olur mu öyle şey. Ve ama oldu. İlk iş ehliyet kursuna başladım. Bir taraftan da derneğimizin kuruluş çalışmalarını yürütüyorduk. Sonunda aldım ehliyeti. Ve elimde B sınıfı ehliyetim doğru gittim Belediye Başkanı’na. Ne yapsın, onca kadının önünde verdiği bir sözü var. Şoför olarak Çanakkale Belediyesi’nde hayatımın ilk maaşlı işine girdim. İşe başladığım gün derneğimizin de açılış günü oldu. Çanakkale Belediyesi’nde 2,5 yıldır çalışıyorum. Belediye’de resmi statülü çalışan tek kadın benim. Uzun süre makam arabası kullandım. Üç aydır da masa başında çalışıyorum. Görevimde devamlı ilerliyorum. Aslında çöp kamyonu kullanmak istiyorum ama ne yazık ki bu henüz olmadı. Belediye’de çalışan toplam 234 işçi arkadaşız. Sendika yönetimi için seçimler yapıldı. On bir kişi aday olduk. Adaylar arasındaki tek kadın bendim. Ve seçimden ikinci olarak çıktım. Ben artık mesleği şoförlük olan, kendi parasını kazanan birinci sınıf bir insan, bir kadınım.” [ Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler’in, Haziran 2002’de İstanbul’da düzenlediği Yerel Örgütlenme Toplantısı’ndaki konuşmasından alınmıştır.]

 

 

kihep-katilimcisi-azize

Türkan, KİHEP katılımcısı, Ankara

17 yaşında bir nevi görücü usulüyle aileler, komşular istedi diye evlendirildim. Eşim ve ailesi bana yıllarca duygusal ve ekonomik şiddet uyguladı. Kendi başıma alışverişe gidemezdim, dışarı bile çıkamazdım. Hep eşimin koluna girip dolaştırılırdım. Evde pencereden seyrettim insanları yıllarca, perdenin arkasından. Yıllarca emredileni yaptım; eşimin, oğlumun dediğini yaptım. Alay ederlerdi benimle, umursamazlardı. İnsan yerine koymazlardı. Gazete okumam bile yasaktı, robot gibi kullanıldım. Düşünmeyi unutmuşum. Bir doktora gidecek olsam, derdimi anlatamazdım. Toplum Merkezi’ne ilk geldiğimde oraya niye geldiğimi bile diyemedim, derdimi anlatamadım kimseye ve ağlayıp geri eve döndüm. Ekran Resmi 2014-04-04 15.19.02Tekrar geldiğimde Kadının İnsan Hakları Eğitimi Programı’na yazıldım. Konuşmaya, sorunlarımı anlatmaya başladım. Yıllarca evde kaldıktan, kocamın kolunda dolaştıktan sonra dışarıda olmak, başlarda başka insanlar görmek çok garip geldi. Dışarıdaki insanlar sanki bir filmden fırlamışlar gibi geliyordu bana. Gerçekten de hayat benim için iki sene önce başladı. Kadının İnsan Hakları Eğitimi Programı’na katılırken gizlice gazete okumaya başlamıştım, iş ilanlarında hep lise veya ortaokul mezunlarının arandığını fark ettim. Ben okulu ortaokul ikide bırakmıştım. Eşim de ortaokul mezunu. Ölecek olsa bir sigortası bile yok, ben çocuklarımı nasıl yetiştiririm, diye düşünmeye başladım. Eğitim programının ve gruptaki arkadaşların da desteği ile dışardan okul bitirmeye karar verdim. Evine temizliğe gittiğim bir kadın bana okul dersi verdi. Eşim bana hiç para vermiyordu, ben de isteyemiyordum. Yol param bile yoktu yani. Her sabah kızım sırtımda saatlerce yürüyor, önce temizlik yapıyor sonra kadından ders alıyordum. Bu şartlarda başardım ne başardıysam. Eşimin hiçbir şeyden haberi yoktu. Evde gizlice çalışıyor, kitaplarımı kanepelerin ardına saklıyordum. Ders verme sınavına gitmeden önce dayak attı eşim yine ve gözümün yaşıyla girdim sınava. Sonunda bütün sınavları verdim. Orta ve lise diplomalarımı aldım. Eşim, bütün aile şaştı kaldı, çok büyük sürpriz oldu hepsine. Kadının İnsan Hakları Eğitimi Programı grubu kadınları olarak aramızda bir dayanışma kurduk. Programın başından sonuna kadar, her başladığım işte, giriştiğim yenilikte, yani bu süreç boyunca bildim ki başım sıkıştığında bu kadınlar yardımıma gelebilecek, beni anlayacak ve destek olacaklar. Bu süreç içerisinde ve eğitim grubundaki kadınlarla birlikte kendi haklarıma sahip çıkmayı öğrendim. Artık biliyorum ki benim haklı isteklerim var ve yaşadıklarımda yalnız değilim.

Ekran Resmi 2014-04-04 15.14.00Bizler başkentte yaşıyoruz ama bu ülkede olan biteni görmüyoruz, bilmiyoruz. Bizler zamanında haklarımızı savunamadık, cahil yetiştirildik. Benim yaşadıklarımı kızım, oğlum veya gelinim yaşamasın istiyorum. Bunu da ben kendim başarmak zorundayım. Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı’yla eşimi de değiştirdiğimi gördüm; ama salt eşim değil ki, bizim toplumun değişmesi gerek. Ve bu da zamanla olacak. Kızım kendi hakkı olanı yaşasın istiyorum. Bunun mücadelesini veriyorum. Ben ne kadar yol alırsam, ne elde edersem kardır. Ve en önemlisi ben artık kendim için yaşıyorum. Şimdiye kadar kendi bireysel varlığımı, arzularımı bilmemişim, dışarıdaki insanları, onlarla konuşmayı unutmuştum. Şimdi istediğim gibi geziyorum, konuşuyorum ve özgürce, korkmadan yazıyorum.”  [2002 yılında, Ayşe Berktay tarafından gerçekleştirilen söyleşi notları.]

 

Elif, KİHEP katılımcısı, İstanbul

“Kadındır, görmesin, tanımasın, gözü açılmasın, diye düşünüyorlar. Ben de kişiliğimin, Elif olduğumun farkında değildim. Sadece görevlerim vardı ve ben onları yapıyordum. HeEkran Resmi 2014-04-04 15.14.05p ayıplar, yasaklar ön plandaydı. Kadının İnsan Hakları Eğitimi sürecinde, ben bir kişi olduğumu, bir kadın olduğumu, haklarım olduğunu anladım. Kadının İnsan Hakları Eğitimi’nde iletişimi öğrendim. Daha önce de başka eğitimler, kurslar almıştım. Ama ancak Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı’yla aldığım bu eğitimlerin hepsi bütünleşti, kavramlar yerine oturdu. Süreç içinde eşim ve çocuklarım da değiştiler. Beni takdir edip destekler oldular. Bu eğitimi aldığım için ben de kızım da şanslıyız. Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı’ndan sonra Elif’i buldum, kendimi buldum. Ben bir vatandaşım, bireyim; ben varım.” [2002 yılında, Ayşe Berktay tarafından gerçekleştirilen söyleşi notları.]

“Kadın olarak gücümü fark ettiğimde hayatım değişti.” Fatma

“KİHEP’e başladıktan sonra çok değiştiğimi fark ettim; dinlemeyi, paylaşımı öğrendim. Bir kadın olarak her şeyden önce iş istiyorum.” Çiğdem

 “Cinselliğimi ve zamanımı paylaşarak yaşamak istiyorum.” İlknur

“Kadının her yerde birey olduğunun kabul edilmesini istiyorum. Cinsiyet ayrımcılığının olmadığı bir toplum istiyorum.” Kamile

“İnsanların, kadın-erkek olarak değil, insan olarak değerlendirilmesini istiyorum. Kadınların işyerinde tacize uğramadığı bir dünya istiyorum.” Özlem

“Kadın olarak kendi yaşantıma kendim karar vermek istiyorum.” Işıl

Sevinç, Polis Memuru, Antalya

“Bu eğitimde sadece öğrenmedik aynı zamanda güzel arkadaşlıklar kurduk. Bu kurstan sonra bu konuda benden yardım isteyen kişilere daha kolay yol gösterebilirim. Artık daha duyarlı olduğumu düşünüyorum, herkese teşekkür ederim.”

Çiğdem Özölçer, Girişimci Kadınlar Derneği, Denizli

“Çocukluğumdan beri kadın sorunuyla ilgiliyim aslında. Benim gibi birilerinin olduğunu görmek ve bir grupla bu konuyu tartışmak benim konuyla ilgili düşüncelerimi doğruladı ve beni rahatlattı, doyurdu. Ne zamandır aradığım şeyi o çalışmada buldum; kafamdaki boşluğu doldurdum, taşlar yerine oturdu.”

kihep-katilimcisi-huriye

Halise, KİHEP katılımcısı, İzmir

“Elazığ’ın Karaköçen Köyü’ne akrabalarıma gelin olarak yolladılar beni. Bizim evden başka çevrede kapı komşusu dahi yoktu. İzmir’e taşındıktan sonra aile içi şiddet yaşadığım için Toplum Merkezi’ne başvurdum ve burada da Kadının İnsan Hakları Eğitimi’ne katılmaya başladım. Evliliğimin 15 yılı boyunca eşimden ve ailesinden sürekli fiziksel baskı gördüm. İşyerinde Toplum Merkezi’ndeki faaliyetleri duydum ve geldim. Kadının İnsan Hakları Eğitimi’ne katıldım. Kadının İnsan Hakları Eğitimi sürecinde eşimle mücadele etmeye başladım. Burada insan haklarını, Mor Çatı’yı duydum. Kadınların da hakları olduğunu öğrendim. Benim haklarım var, bu şiddeti hak etmiyorum, dedim. Ben 20 yıldır evliyim ve 5 senedir tam bir hanımefendi gibi yaşıyorum. Ekran Resmi 2014-04-04 15.14.41Bu değişikliği sağlamak için kendim uğraştım, Kadının İnsan Hakları Eğitimi’ne katılırken burada değiştim. Benim yaşadığım şiddet sadece eşimle değil, eşimin çevresiyle, tüm toplumla ilgili. İnsan çevresinden etkileniyor.

Eşimle konuşarak zamanla ilişkimizdeki her şey değişti. Artık eşim, seninle gurur duyuyorum, diyor. Dayak yiyordum, her istediğini yapıyordum da gurur duymuyordun, neden şimdi duyuyorsun, diyorum. Kadınlık gururumu savunduğumu anladı. On kişilik Kadının İnsan Hakları Eğitimi grubumuza geldi, ben karımla gurur duyuyorum, benim yaptıklarım yanlıştır, bile dedi. Kadının İnsan Hakları Eğitimi’nden sonra çocuklarımla da daha iyi anlaşıyoruz. Eşimle güzel şeyler yaşıyoruz. İki senedir bana bir fiske dahi vurmadı. Eski günler bana artık bir film gibi geliyor. Hatırlarken ağlamıyorum bile. Çünkü yaşadıklarıma inanamıyorum. Şimdiki mantığımla baksaydım bunların hiçbirini çekmezdim. Çıkar gelirdim. Ama o zamanlar bir şey bilmiyordum, yalnızdım. ” [2002 yılında, Ayşe Berktay tarafından gerçekleştirilen söyleşi notları.]

kihep-katilimci-sonay

Çerez Politikası ve Kullanım Koşulları | Kişisel Veri Sahibi Başvuru Formu